Genel

“BİZ SİZE DÖNERİZ” Filmi İnceleme

biz size döneriz filmi
Reklam Alanı

BİZ SİZE DÖNERİZ – Farklı, Eğlenceli ve Türk Yapımı!

 

Hepiniz daha önce kaç iş görüşmesine gittiniz bilmiyorum. Ama ben, iş görüşmelerine gitmeyi bıraktım. Çünkü artık sanki biz size döneriz sözünü tüm iş verenler aralarında anlaşmış gibi bıyık altından gülerek mi söylüyorlar, yoksa ben mi paranoyaklaştım anlamaz hale gelmiştim. O yüzden bu yazıda bahsedeceğim filmin sizde de ben bunu daha önce yaşamıştım hissi uyandırabileceğini söylemek isterim.

 

Her şeyden önce biz size döneriz. 3 Martta vizyona girmişti ama, sinemalar bazı vizyon canavarı yapımlar için 3’er 5’er salonu doldurunca. Bu film, doğru izleyiciye ulaşabilmek adına vizyon tarihini 31 marta erteleyerek çok akıllıca bir hamlede bulundu ve bende size onca film arasından sıyrılarak. Ay sonunda izleyebileceğiniz keyifli bir yapımdan bahsedebilmiş oldum. Çünkü biz size döneriz işsizliği anlatan bir komedi olduğu kadar. Aynı zamanda da bir grup gencin kim olduklarını bulma arayışlarındaki, bu süreci omuz omuza atlatmalarına odaklanan farklı bir yapım. Açıkçası bende normalde kara kara ne yapacağınızı düşündüğünüz o günlerin, arkadaşlarla paylaşıldığında kahkaha atabildiğiniz günlere dönüştüğüne inanan biriyim ve belki de bu yüzden, komedi yapımlarındaki hüzünlerde bana biraz daha samimi geliyor ve bu filmde bu düşünceyi çok doğru uyguladıklarını düşünüyorum.

 

Afiş ve fragmanlar bazen insanda daha yüzeysel bir izlenim yaratabiliyor ama bu filmin boş beleş çekilmiş bir film olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta filmle ilgili röportajların birinde Doğa Can Anafarta’nın filmi tam bir işsiz gibi detay detay işlediği sözünü duymuştum ve buna da fazlasıyla katılıyorum. Çünkü film bütünlüğü bozulmadan ilerleyen, ama detaylarla bizi meşgul eden bir yapıya sahip, Gala Gecesinde de herkesin filmden çok memnun ayrıldığını görmüştük zaten ama birkaç gün sonra biraz filmle ilgili yazılara göz gezdirince filmin çoğu sinema eleştirmenlerinden de tam not aldığını gördüm.

Oyuncular
Çağlar Ertuğrul
Hande Soral
Fırat Albayram
Tarık Ündüz
Bestemsu Özdemir
Tuğçe Kurşunoğlu

Yönetmen
Doğa Can Anafarta

Senarist
Doğa Can Anafarta

Yapımcı
Kanat Doğramacı

Filmin Konusu; 6 yakın arkadaşın üniversiteden mezun olup İstanbul’a taşınmasını ve herkes gibi, İstanbul tarafından kolayca bileklerinin bükülmesini temel alıyor, ama bu daha çok tüm yaşanılacakların zeminini hazırlayan bir başlangıç diyebiliriz. Ayrıca 6 karakterde mezun oldukları bölümlerle birlikte, farklı kişilikleri temsil ettiği için onlardan, tek tek bahsetmek istiyorum. Çünkü temel olarak, filmin içerisindeki aşk, aksiyon, komedi ve dram yönlerini anlatmak için bunlar çok iyi tercihler olmuş. Tüm bu ayrı duyguları sadece 2 karaktere yüklemek yerine bunu bölebilmek, ama yine de karakterleri sığ bırakmamış olmak önemli bir şey, mesela;

Defne karakteri Güzel Sanatlarda, Moda Tasarımı okumuş biri ama aslında onu, sektörde ne kadar zorlu bir süreç beklediğini ancak, mezun olunca anlayabiliyor.

Sporcu bir ailenin oğlu olan Yusuf’ta istemediği bir bölüm okuduğu için, ve hayatını vücut geliştirme üzerine kurmuş olduğu için, geleceğe dair pek umudu olmayan biri ve bide üstüne üstlük yakın arkadaşı Defneye aşık olmuş durumda.

Akın benimde yakından bildiğim, çoğu sinema televizyon öğrencisi gibi, kendini yönetmenliğe kaptırmış ve maalesef katıldığı tüm festivallerden eli boş dönmüş biri, ama yine de ne istediğini biliyor olması güzel bir şey.

Sevgilisi Lale’de grubun toparlayıcısı diyebiliriz ve kendisi, aralarındaki zengin Aile kızı olsa da Ailesine rest çekerek kendi ayakları üzerinde durmak için yola çıkmış, ama tabi iş bulamamış bir Endüstri Mühendisi.

Nurda henüz mezun olamamış bir tıp öğrencisi, ama zaten doktorluk onun dizilerde izlediği gibi olmadığı için pekte hevesi yok diyebiliriz.

Birde Cahit karakteri var ve oda her görüşmeden eli boş dönen, birazda fırlama bir Bilgisayar Mühendisi, Cahit karakterinin zaten mizahı daha çok sırtlanacak kişi olduğu fragmanlardan belliydi, ama tabi bu sadece ona has bir durum değil.

Bu arada şunu da belirtmek istiyorum ki, filme dair yayınlanan tüm fragmanlar ve paylaşılan karakter özetleriyle, aslında bize filmle ilgili çok fazla detay vermişlerdi. Ben bunu özgüvenli bir yaklaşım olarak algılamıştım ki haklıymışım. Çünkü internette paylaşılan tanıtımlarda aslında çok azı açık edilmiş. Yani filmin karakterleri hakkında ön bilgi verilmesi, hatta karakterlerin kendini anlattığı teatral klipler çekilmiş olması bile, daha filmi izlemeden bana işin arkasında biraz yaratıcı, birazda yaptığı işten memnun olan bir ekibin olduğunu hissettirebilmişti.

 

Neyse devam edecek olursam. İşler Akın karakterinin çektiği filmin festivalde kazanması için, Cahit karakterinin jüriye rüşvet vermek istemesiyle karışıyor, ama takibi kendisinde fikir varken para olamadığı için kumara yöneliyor. Sizde tahmin edersiniz ki, o masada bu konu çözülüp mutlu mesut evlere dağılmıyoruz. Çünkü ekip bu seferde Cahit’in kumar borcunu ödemek için bir şeyler yapmak zorunda kalıyor. Asıl filmde burada başlıyor, çünkü buna ek olarak karakterlerin, aşk meseleleri, kızların depresyon partileri ve bu diyardan kaçıp yeni bir hayata başlama hayalleriyle, film kendi içerisinde bize sunabilecek çok fazla şey bulabiliyor.

 

Ayrıca filmin kurgusu olarak sık sık Flashback (geçmiş) ve Flashforward (gelecek) sahnelerle ilerliyor olması, tempoyu yüksek tutmak adına bir tercih olmuş. Bu ve bunun gibi tercihler bizde ayrıca, hem kreatif anlamda, hem de daha fazla deneysel davranabilmelerine, hem de küçük absürt adları araya sıkıştırabilme imkanı sağlamış durumda. Tabi tam ne demek istediğimi anlamadınız belki ama izleyince görürsünüz diye düşünüyorum.

 

Size filmdeki komik bir detaydan daha bahsetmek istiyorum. Çünkü film bunu da daha önce Facebook sayfasından paylaşmıştı. Oscar Ödül Töreninde, En İyi Film ödülünü yanlış filme verildiğini, ama daha sonrada durumun trajikomik şekilde düzeltildiğini görmüştük. Filmde aynı şey Akın karakter ‘ininde başına geliyor, ve en iyi yönetmen ödülünü kazanmışken hemen düzeltme yapıp, ödülü rakibine veriyorlar.

Yani demek istediğim bu şekilde ardı ardına yaşanan bir sürü olay var ve yaşadıklarımızla bağ kurabilmenin yanı sıra, hiç olmayacak gibi görünen şeylerde olabilir. Bu durumda özellikle Cahit’in arabaya 4 liralık benzin doldurtmaya çalışması gibi anlar komik olsa da, bu gibi anlar içimizden herhangi birinin anısı bile olabilir. Zaten filmde bir iş görüşmesi en fazla ne kadar kötü gidebilir veya bir insan kendisine hiç geri dönülmeden biz size döneriz cevabını en fazla kaç kez duyabilir. Gibi sorularla insanoğlunun kendi kendine sorduğu soruların cevaplarını aramaya çalışan, bir arkadaş grubunu görünce izleyici olarak bizde trajik günlerimizi komik hale getirebildiğimizi fark etmiş oluyoruz.

Peki, bu kadar şey anlattın ama filmin hiç mi kötü yanı yok derseniz. Ben sadece ortaya konulan işin, diğer yapımlara göre gösterilmiş büyük özenini fark ettiğim için, filmi sizinle paylaşıyorum. İçimden iyi yönlerini ortaya çıkarmak geliyor ama sizin beğenmediğiniz kısımlarını da tartışmayı çok isterim. Doğa Can Anafarta’nın dokusunun çok farklı olduğunu düşündüğüm bir gençlik filmi var karşımızda. Oyuncularla ilgili bilgileri ve filmin bol içerikli Youtube Kanalınıda aşağıya yazmış olacağım. Film 31 Martta vizyona girdi. O yüzden lütfen sizde düşüncelerinizi yorumlar kısmında, benimle paylaşmayı unutmayın, okuduğunuz için teşekkürler.

Biz Size Döneriz

Youtube Kanalı

Facebook Sayfası

İnstagram ve Twitter Hesabı

Fragmanı

 

Reklam Alanı

Yazar Hakkında

Admin

Yorum Yaz

Yorum yazmak için tıklayın

Ne Düşünüyorsun?